Yaşlanma Karşıtı Ürünlere Ne Zaman Başlamak Gerekir?

0
7

İlk ince çizgi, kırışıklık, gri saç … Otuzlu yaşlarımızda, hayatın ve beraberinde gelen stresin etkilerini yavaş yavaş görmeye başlarız. Ancak bazen bu işaretler daha erken ortaya çıkmaya başlar. Ya da bazen, bu işaretleri ortaya çıkmadan önce engellemeye karar veririz.

Önleyici yaşlanma karşıtı tedavilerin faydaları hakkında çok şey söylenir. Sonsuza kadar genç kalmak bariz bir taktik gibi geliyor: Solmaya başlamadan önce gençliğinizi korumaya başlayın. Ama bu kadar basit mi? Yirmili yaşlarımızda yaşlanma karşıtı bir rejime başlamak bizim daha genç görünmeye devam etmemizi sağlayabilir mi?

Yaşlanma karşıtı rejimimize ne zaman başlamalıyız? O size bağlı. Yaşlanma karşıtı ürünleri her yaşta kullanabilirsiniz. Açıkçası işe yarayan ürünlere daha erken başlamak idealdir. Bu tür ürünler sizi cildinizi yaşlandıran zararlı ışınlardan korumak için SPF 30 içeren güneş koruyucuları içerir.

Yaşlanma karşıtı ürünlere örnek olarak Retin-A, retinol (doğal bir A vitamini formu) formülasyonları ve peeling uygulamaları sayılabilir. Yaşlanma belirtilerini görmeye başlayan hastalarda, nörotoksin enjeksiyonları ve dermal dolgu maddeleri gibi ek estetik prosedürler de uygulanabilir.

Birçoğunuz orta yaşlarına kadar genç görünen insanlar tanıyordur. Sigara veya güneş gibi faktörlerden korunmak da, erken yaşlanmayı en iyi şekilde idare etmekte ilk yapmanız gerekenler arasında.

Botoks, Dysport, Xeomin gibi nörotoksinlerin yaşlanmayı gerçekten önlediğine dair daha az kanıt var, ancak kas aktivitesi sebebiyle çizgi oluşumunu gizlemek için bu tarz ürünlerin kullanımı manıtklı olabilir.

Peki yaşlanma karşıtı tedavilere erken başlamanın dezavantajları var mı? Bu soruya cevabımız “herhangi bir zararı yok” olacak, ancak enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, şişme ve morarma ve alerjik reaksiyon riski de dahil olmak üzere nörotoksin ve dolgu maddeleri ile ilişkili küçük yan etkiler vardır.

Topikal retinollerin en yaygın yan etkisi, çoğu durumda doza bağlı olan bir cilt reaksiyonudur. Akne ve sedef hastalığını tedavi etmek için kullanılan çok yüksek dozlarda retinoid (reçeteli retinoidler), diğerleri arasında yanma, kaşıntı ve kızarıklık gibi cilt tahrişine neden olabilir.

Yaşlanma karşıtı lazer tedavileri, daha genç bir cilt ortaya çıkarmak için cildin dış katmanlarını soyabilir. Bu prosedürler ayrıca kızarıklık, kaşıntı, güneşe duyarlılık, cilt pigmentasyonundaki değişiklikler ve yara izi gibi küçük yan etkiler de gösterebilir.

Bununla birlikte, bu alanda deneyime sahip iyi bir doktor tarafından gerçekleştirildiğinde yukarıdaki tüm yan etkiler sınırlıdır.

Nihayetinde, yaşlanma karşıtı bir rejime başladığımız zaman her şey bize bağlıdır, ancak faydaları açıktır – rejimimiz ne kadar eksiksiz ve tutarlı olursa, sonuçlarımız o kadar iyi olur. Öyleyse neden bekleyelim? Kendinizle daha erken ilgilenmeye başlayın; kaçırdıklarınıza daha kolay yetişin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here