Parlayan Bir Cildin Sırrı

0
30

Hepiniz daha önce defalarca duymuşsunuzdur; cildinizin görünümünü iyileştirmenin anahtarı nemlendirmedir. Su, hücrelerimizin, organlarımızın, dolaşımımızın ve bedensel fonksiyonlarımızın korunmasında hayati bir rol oynar. Ayrıca vücutta biriken zararlı toksinlerin temizlenmesine yardımcı olur. Nefes alırken ve terlerken, oldukça fazla su kaybederiz, bu nedenle metabolizmamızın düzgün çalışmasını sağlamak için sık sık vücudumuzdaki su depolarını doldurmamız gerekir.

Ama içme suyu gerçekten parlayan bir cildin sırrı mı? Gerçek şu ki, yeterli miktarda su olmadan cildiniz donuk, kuru, pul pul ve kronik cilt koşullarına çok daha duyarlı hale gelebilir. Suyun vücudumuz üzerindeki güçlü etkisi ve sağlıklı görünen cildi korumak için neden bu kadar önemli olduğu hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.

Kronik Dehidrasyon İnce Çizgileri Teşvik Eder

Her gün önerilen sekiz bardak suyu içmenin önemini gerçekten anlamak için üzüm ve kuru üzümü aklınıza getirmeniz belki yardımcı olur. Bir üzüm suyla doldurulur – aslında %80’inden fazlası sudur- % 60 sudan oluşan insan vücudundan çok farklı değil. Bu üzümleri tombul, yuvarlak, pürüzsüz ve sulu yapar. Tersine, kuru üzümler buruşmuş görünür, çünkü suyun çoğu kurutmak için çıkarılır. İkisini karşılaştırmak susuz cilt ile nemlenmiş cilt arasındaki farkı görselleştirmenize yardımcı olacaktır.

Vücudunuzu yeterli suyla yenilemeden, cildiniz genç yaşlarda bile diğer koşulların yanı sıra kırışıklıklara ve ince çizgilere karşı daha hassas hale gelir. Kronik dehidrasyon, ince çizgilerin zamanla derinleşmesine neden olarak, kurtulması zor olabilecek daha belirgin kırışıklıklar yaratabilir.

Su Toksinleri Çıkarır

Yediğimiz yiyecekler ve düzenli olarak kullandığımız ürünler, zaman içinde vücudumuzda biriken belirli toksinler içerir. Vücudumuzun bunları gidermek için, sistemimizden geçirecek ve sonunda onları temizleyecek kadar suya ihtiyacı vardır.

Düzenli olarak su içmiyorsanız, bu toksinler vücudunuzda akacak ve birikecek, bu da akne, koyu halkalar ve daha fazla cilt sorununa neden olacaktır. Bunlara ek olarak muhtemelen çok daha halsiz hissetmenize de sebep olabilir.

Dehidrasyon Cilt Sorunlarını Arttırır

Rosacea, koyu halkalar veya iltihaplanma gibi kronik cilt rahatsızlığı çekenler için, günlük rutininize daha fazla su eklemek, bu koşulları hafifletmek ve iyileştirmek için çok önemlidir. Dehidrasyon, kaynağı ne olursa olsun tüm cilt sorunlarını şiddetlendirir. Bu nedenle, Rosacea veya sivilceniz son zamanlarda daha fazla alevleniyorsa, ne kadar su içtiğinizi not edin. Su alımınızın basit bir şekilde ayarlanması, onu iyileştirmeye büyük ölçüde yardımcı olabilir.

Cilde Besin Taşır

Cildimiz en büyük organımızdır ve hücrelerden oluşur. Tüm organlarımız gibi, gelişmek için belirli besinlere, hormonlara ve sıvılara ihtiyaç duyar. Su, bu esansiyel sıvıları ve besinleri midemizden ve damarlarımızdan cildimize ve tüm vücuda taşır. Cildimiz, lekeler, akne ve kronik cilt problemleri gibi durumlarla savaşmak için her gün ihtiyaç duyduğu besini bu şekilde alır. Hidrasyon eksikliği, sağlıklı ciltler için gerekli olan bu hayati süreçleri yavaşlatabilir ve engelleyebilir.

pH Dengesi

PH dengesi, vücudunuzdaki asidik ve alkali seviyelerini ifade eder. Ve cildinizde de önemli bir rol oynar. PH seviyeniz, diyetiniz ve alışkanlıklarınızdan etkilenir, bu da hastalıklarla mücadele yeteneği de dahil olmak üzere vücuttaki her şeyi etkiler. Amaç, doğru dengeyi sağlamaktır, böylece vücut standart bir pH ölçeğinde (7) en iyi şekilde çalışabilir.

Su, güzelliğimizi hem içeride hem dışarıda geliştirmenin önemli bir parçasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here